8 Şubat 2016 Pazartesi
Vali Yerlikaya Sınırda İncelemelerde Bulundu
Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Karkamış-Suriye sınırına yapılan duvar inşaatında incelemelerde bulundu. İl Jandarma Komutanı Albay Şeref Çakmak ve İl Emniyet Müdürü Erhan Gülveren ile birlikte inşaat sahasına gelen Yerlikaya, burada Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı İnşaat Şube Müdürü Mehmet Çapar Yiğit ve yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililerden duvar inşaatının Karkamış bölümünün kısa bir sürede tamamlanacağı bilgisini alan Yerlikaya, imalat kalitesiyle ilgili gereken titizliğin gösterilmesi talimatını vererek, gayretleri nedeniyle firma çalışanlarına teşekkür etti. Proje kapsamında Karkamış gar binasından Fırat nehri üzerindeki Batı köprüsüne kadar 2 bin 100 metre uzunluğunda yapılan duvarın yüksekliği 3.60 metre olurken, Türkiye tarafında duvara paralel olarak 3 metre yüksekliğinde pens teli ve üzerine jiletli tel örgü çekilecek. Kurşun geçirmez özelliğe sahip dört gözetleme kulesi yapılan sınırda termal kamera ile denetim ve aydınlatma sağlanacak.
Gaziantep'te Bir İlkokul Müdürü Evini Müzeye Çevirdi
Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yaşayan İlkokul Müdürü Umut Yılmaz evini müzeye çevirdi.
25 yıllık memuriyet hayatının 9 yılını köy okullarında geçiren Umut Yılmaz, teknoloji karşısında kaybolmaya yüz tutan telefon, semaver, megafon, kandil, kılıç, şamdanlık, ütü, sürahi, saat, heybe, plak ve at nallardan oluşan yüzlerce eski eşyayla evini müzeye çevirdi.
Eski eşyalara merakı olduğunu belirten Yılmaz, "Eğitimci olmam münasebetiyle hizmetlerimin büyük bir bölümü Halk Eğitim Müdürlüğü'nde geçti. Bu hizmeti ifa ederken köy gezilerimiz oldu. Teknolojiye yenilen bazı şeyler dikkatimi çekti. Bu kullanılmayan eşyaları bir süre topladım. Unutulmasına gönlüm razı gelmedi. 25 yılda toparlayabildiğim kaybolmaya yüz tutmuş eski eşyalarla bu ortamı oluşturdum" dedi.
ZİYARETÇİ SAYISI ARTIYOR
Elindeki malzemelerle Gaziantep Kültür Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu ve engeller karşısında yılmadığını belirten Yılmaz, "Evin bir kısmının müze haline getirilmesini istedim. Ancam önüme bazı engeller çıktı. Ancak evin müzeye dönüştüğünü duyan vatandaşlar gelip ziyaret ediyorlar. Ziyaretçi defterimizi doldurup mutlu bir şekilde buradan ayrılıyorlar. Her yıl ziyaretçi sayımızda sürekli artıyor. Eşim ve çocuklarım bu konuda bana çok büyük destek oldu. Onların yardımları olmasa tek başına bu işin üstesinden gelemezdim" diye konuştu.
"HURDACI YERİNE MÜZEYE GETİRİN"
Semaverden eski telefona, megafondan bakır kaplara kadar yüzlerce eski malzemeyi toplamayı başaran Yılmaz, "Burada elinde böyle unutulmaya yüz tutmuş eşyalar bulunan vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Ellerindeki eşyaları üç beş kuruş için hurdacılara vermeyip bize getirsinler. Biz burada değerlendireyim. Verilen eşyaların kim tarafından verildiğini üzerine yazarak burada sergileyelim. Gelecek nesillere bu değerleri unutturmayalım. Bu eşyaların yıllar evvel nasıl kullanıldığını bilmesi gelecek nesiller acısından önemli. Hurdacıya satarken ekonomik değeri çok yüksek olmayacak ama burada manevi değeri artmış olacak" şeklinde konuştu.
6 Şubat 2016 Cumartesi
Antep Savunmasının Osmanlı Belgeleri Kent Envanterinde
Antep Savunması’nın Osmanlı kaynaklarında yer alan kayıtlarından oluşturulan 3 kitap, bir plan bir albüm ve 2 panorama resim düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Gaziantep’in Şehit Kamil Belediyesi tarafından Turizm ve Kültür Müdürlüğü desteği ile Doç. Dr. Halil İbrahim Yakar, Murad Uçaner, Arkeolog Ü. Gülsüm Yaprak Pusat tarafından Kurtuluş Savaşı’nda büyük mücadele örneğinin sergilendiği Antep savunmasında, dönemin hastane kayıt altına alınan yaralıların yer aldığı ‘bir şehrin feryadı’ isimli hastane defteri, dönemin imkanları ile tutulmuş Antep savunmasındaki askerlerin iaşe kayıtlarının yer aldığı ‘Açlığın günlüğü’, Antep savunmasında, birliklere gelen yaz ılı ve telefonla gelen emirler ile telgrafla sorulup karşıdan cevap gelmediği için ‘sessizliğin çığlığı adlı Ayıntab Etraf-ı Şehir Cephaneler Kumandanlığı Tahrirat, Telgraf, Telefon. Tamim Defteri oluşturuldu. Bu kitaplar, ayrıca oluşturulan Barsumyan-nazaryan Antep Şehir Planı ve 2 Abdülhamit albümlerinde Ayıntab Rumkale ve Halfeti isimli albüm ile kentin kuzey ve güney yakalarından çekilmiş çok eski fotoğraflardan oluşan panoramik resimler ile birlikte kamuoyuna tanıtıldı. Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdfan Fadıloğlu tarafından tanıtım gerçekleştirildi. Tanıtımda eserler ile ilgili bilgi veren Fadıloğlu, “Gaziantep imalatıyla, ticaretiyle, üretimiyle, ihracatı ile Türkiye’de örnek gösterilen bir şehir ancak, özellikle sosyal hayat ve kültür hayatı noktasında dengeli bir gelişme olmadığı için hormonlu bir büyüme söz konusu. Bunların bir anda çözülmesi mümkün değil. Yıllardır gelen biriken sıkıntıları bir anda çözme imkanımız yok. Şehitkamil belediye olarak, özellikle eğitimin her noktasında vermiş olduğumuz katkılarla birlikte şehrin sosyal ve kültürel hayatına da katkı sağlamak adına değişik projeleri milletin hizmetine sunmaya devam ediyoruz” dedi. Benzer eserleri genç kuşakların ve araştırmacıların faydalanabilmesi amacıyla Gaziantep envanterine dahil etmeye devam edeceklerini belirten Fadıloğlu, oluşturulan 2 panoromik resimlerden birinin orijinali Avustralya’da bir kütüphanede bulunan 4 kare resimden elde edildiğini, diğerinin ise internet üzerinden temin edildiğini ifade etti. Fadıloğlu, teknoloji yardımıyla son hali verilen her iki panoramik resmin olumsuz eleştirilerin de hedefi olduğunu hatırlatarak, “İş yapılan yerde mutlaka hata olabilir. Ama bu olumsuz eleştirilerle ilgili de aydınlatma yapılması gerekiyor. Bizim derdimiz bu memleketin derdi ile dertlenmek. Bu memleketin sosyal, kültürel hayatına katkı koymak. Bu eleştiriler bize negatif etki yapmayacak. Bizi kamçılayacak. Bunları arttırarak, devam ettireceğiz” diye konuştu.
IŞİD'in Gaziantep'teki Köle Pazarı'na Bir Buçuk Ay'da Beraat
IŞİD’in Gaziantep’te kurduğu kadın köle pazarı haberi sonrasında İlerici Kadınlar Derneği’nin (İKD) yaptığı suç duyurusu üzerine 1,5 ayda iddianame düzenlenip açılan davanın ilk duruşmasında tüm sanıklar beraat ettirildi. Yargının henüz 1 Aralık’ta yapılan suç duyurusuna karşı 15 Ocak’ta beraat kararı vermekteki acelesi dikkat çekti.
Dava jet hızıyla görüldü
İKD’nin başvurusu üzerine yapılan soruşturma sonucunda 6 Suriyeli hakkında dava açıldı. Ancak tüm delillere rağmen geçtiğimiz 15 Ocak’ta yapılan duruşmada, Mahkeme tüm iddia ve delillerini yetersiz bularak tüm sanıklar hakkında “terör örgütüne üyelik ve finasmanını sağlama” suçlamaları için delil yetersizliğinden beraat kararı verdi.
Videodaki büro Gaziantep’te bulundu
İŞİD’in kadın köle pazarı ofisinin yerinin tespit edildiği, burada yapılan aramalarda, pasaportların yanında bir kısım para ve yapılan ödemelere ilişkin Al-Amir Company isimli şirket adına düzenlenmiş para ödeme ve alındı makbuzlarının ele geçirildiği belirtildi.
İddianameden ilginç bir ayrıntı ise haberimizdeki videoda belirtilen para sayma makinasının dahi arama yapılan büroda bulunmuş olması.
Savcılık ceza istedi
Savcılık, yine iddianamede yoruma yer vermeyecek şekilde ilgili büronun haberde yer alan büro olduğunu ifade ederek, “Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Gazete Manifesto internet haber sitesinde yer alan terör örgütünün insan ticareti yolu ile Suriye Ülkesi’nde gerçekleştirdiği yasa dışı eylemlerden elde ettiği paraların şüphelilerin çalıştığı bürodan transfer ettiklerine dair görüntülü yayın yapması üzerine görüntülü yayında gösterilen iş yerinin şüphelilerin işlettikleri iş yerine ait olduğu hususlarının emniyet görevlilerince tespit edilerek şüpheliler hakkında yapılan soruşturma işlemi sonucunda haberi teyit edecek şekilde iş yerinde kaynağı ve edinim sebebi şüpheliler tarafından ispatlanamayacak şekilde yüklü miktarda paraların ele geçirilmiş olması,şüphelilerin üzerilerine atılı suçu inkara yönelik olarak Irak ve Suriye ile yaptıkları ticari alışveriş nedeni ile iş yerinde para transferi gerçekleştirdiklerini beyan etmelerine karşılık iş yerinin gerçek bir mal ve hizmet alım satımı yaptığına dair herhangi bir vergi kaydı,satış faturası ve belgenin bulunmadığı,iş yerinin gerçekleştirdiği ticari alışverişin kayıt altına alınmamış olduğu,ayrıca şüphelilerin iş yerinden terör örgütünün faaliyet gösterdiği Menbec Kasabası’na para transferi yapmış olduklarının tespit edilmiş olması bir arada değerlendirildiğinde şüphelilerin üzerilerine atılı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçunu işledikleri hususları anlaşılmış olmakla, Şüphelilerin mahkemenizde yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan ve yukarıda gösterilen sevk maddeleri gereğince AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA ifadelerine yer verdi
6 Suriyeli için adli kontrol kararı verilmişti
Soruşturma sırasında ilgili büroda ve bağlantılı olduğu gerekçesi ile göz altına alınan 6 Suriyeli ise adli kontrol kararı ile serbest bırakıldılar. Şüpheliler suçlamayı reddederken, yapılan aramada ele geçirilen, 3 bin 345 lira, 371 bin 711 dolar, 795 avro, 5 bin 650 Suriye Lirası ve 1 adet iHunter marka para sayma makinası bulundu.
İKD: Davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz
İKD adına görüştüğümüz Nuray Yenil ise, “Yargılamanın bu kadar hızlı yapılıp üstünün kapatılmasını kabul etmiyoruz. Şikayetçi olduğumuz dosyada tarafımıza hiçbir haber verilmeden ve resmi tebligat yapılmadan gizli bir şekilde yargılamayı AKP’nin IŞİD’i koruması olarak görüyoruz. Jet hızıyla verilen bu beraat kararı hukuka aykırıdır. Davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz.” dedi. (gazetemanifesto.com)
4 Şubat 2016 Perşembe
Gaziantep'te Lakabı Saddam Diye Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yaşadığı mahallede ‘Saddam’ lakabıyla bilinen 66 yaşındaki Şükrü Gümüştekin, iki kişi arasında geçen bir telefon görüşmesinde geçen, “…dün geldi Saddam geldi…” şeklindeki konuşma nedeniyle evine yapılan operasyonla gözaltına alındı. Gümüştekin, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Evrensel'den İnanç Yıldız'ın haberine göre 66 yaşındaki Şükrü Gümüştekin, Antep’in Güzelvadi mahallesinde ‘kırık çıkık’ işi yapıyor. Kolu, bacağı kırılan ya da çıkanların yanına gittiği Güzelvadi, işini yaparken ‘acımasız olduğu’ için kendisine Saddam lakabı takılmış. Gümüştekin, 12.09.2015’te iki kişi arasında yapılan bir telefon görüşmesinde ‘Saddam geldi’ lafı geçince, bu Saddam’ın kendisi olacağı düşünülerek, geçtiğimiz çarşamba günü sabaha karşı gözaltına alındı. Kendisine neden ‘Saddam’ olarak hitap edildiği sorulan Gümüştekin’e ‘Saddam’ kelimesinin geçtiği telefon konuşması da soruldu. Telefon konuşması yapan kişilerden M. E. K’nin 14.10.2015 tarihinde ‘Terör örgütü üyeliğinden’, ‘Örgüt adına eylem ve faaliyetlerden’ dolayı tutuklandığı söylenen Gümüştekin’e, “Telefon görüşmesinde geçen ‘Saddam’ın sen olduğunu tespit ettik” denildi. Söz konusu kişileri tanımadığını söyleyen Gümüştekin, “Legal bir siyasi parti olan HDP’nin Şahinbey ilçe binasına gider gelirim. Ayrıca bu partinin düzenlemiş olduğu yasal yürüyüş ve basın açıklamalarına da katıldım. Kanunsuz hiçbir eylemin içinde yer almadım” dedi. Gümüştekin, ‘Dün geldi Saddam geldi’ şeklindeki konuşmanın geçtiği tarihlerde Siirt’in Pervari ilçesi Yukarıbalcılar köyünde çiftçilik yapan yeğeninin yanında olduğunu belirtti.
İki gün gözaltında tutulduktan sonra geçtiğimiz cuma savcılığa sevk edilen Gümüştekin, buradaki ifadesinde de “Beni kastettiklerini düşünmüyorum. Zira memlekette ‘Saddam’ lakaplı bir sürü kişi vardır. Ben mahallede kırk çıkıkçılık yaptığım için bana ‘Saddam’ diye hitap edilir” dedi. Gümüştekin daha sonra sevk edildiği mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yaşananları gazetemize değerlendiren Avukat Mehmet Erdem, Gümüştekin’in tanımadığı iki kişinin yaptığı telefon görüşmesinden, sadece lakap benzerliğinden gözaltına alınması ve hakkında soruşturma açılmasının komik olduğunu söyledi. Erdem, “Biz de biliyoruz, hakimler de biliyor ki hiçbir delil olmadan gözaltı yapılıyor. Hukukun sürece göre işlediğini hepimiz biliyoruz. Bazı dönemler suç olmayan bir şey konjonktüre göre suç olabiliyor. Dolayısıyla talimatla hukuk uygulanıyor. Temennimiz bu sürecin bir an önce sonlanması, bir an önce hukukun hukuka göre uygulandığı sürecin hüküm sürmesidir” dedi
NTV'de Gaziantep Belgeseli
NTV geçmişten günümüze kadar bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Gaziantep'in belgeselini hazırladı. Merkezinde Gaziantep'in yer aldığı kadim coğrafyada önce Paleolitik Döneme tarihlenen ören yerleri ve kalıntılar hakkında bilgi verilen belgeselde, bu bölgede, Romalıların benimseyip dünyaya yaydığı iki ayrı yerel dinin tapınım alanları bulunuyor. Türkiye'de az bilinen bu alanlar ile yeni keşfedilen arkeolojik kalıntılar ilk defa televizyon ekranına gelecek.
DÜNYANIN İLK FABRİKASI
İlk bölümde, Dülük Köyünde bulunan ve 'dünyanın ilk fabrikası' olarak nitelenen Şarklı Mağara ile Hristiyanlığa karşı alternatif bir din olan Mitraizmin en büyük yeraltı mağarası tanıtılacak. Romalı askerlerin benimsediği bir yerel tanrının dünyaya yayılım merkezi olan Dülük, bu yönüyle de ilk defa Türk televizyonlarına konu oluyor. Dülük Baba Tepesi'nde keşfedilen Jupiter Dolikhienus Tapınağı'nın benzerleri Cezayir'den İngiltere'ye dünyanın değişik yerlerinde Roma lejyonları tarafından inşa edilmişti.
KARKAMIŞ’TA ÖZEL ÇEKİMLER
İkinci bölümde ise Milattan Önce 11. yüzyıldan itibaren Anadolu'yu istila eden Deniz Kavimleri'nin yol açtığı tahribat anlatılıyor. Bu yıkım nedeniyle çivi yazısı başta olmak üzere pek çok kültürel değer kaybolurken, Anadolu'nun ilk merkezi devleti ve imparatorluğu Hititler de tarih sahnesinden çekilmişlerdi. Bu bölümde, uygarlığın yeniden ayağa kalktığı bölge olarak Gaziantep ve çevresi ele alınıyor. "Geç Hitit Devletleri" adıyla bilinen Karkamış, Zincirli (Sam'al), Sakçagözü ile diğer ören yerlerinden Tilmen Höyük ve dünyanın en büyük ve en eski açık hava heykel atölyesi Yesemek'in tarihi değerleri bu bölümde anlatılıyor. Karkamış'ta özel izinle çekilen yeni keşifler de ikinci bölümün öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Gaziantep'in son yıllarda en büyük kazanımı Zeugma ve bölgedeki Roma Dönemi izlerinin anlatıldığı üçüncü bölümde ise Zeugma'nın mozaikleri ile birlikte kentin 1000 yıla yaklaşan öyküsü Roma yapıları üzerinden anlatılıyor. Ayrıca, Araban ve Yavuzeli civarındaki Roma mezar anıtları ile Hristiyanlık tarihinde büyük önemi bulunan Rumkale az bilinen yönleriyle ekrana geliyor.
GAZİANTEP’İN ALTINDAKİ KENT
Belgesel serinin son bölümünde ise, Gaziantep Kale'sinden başlayarak kentin merkezi yerleşim alanında bulunan tarihi eserler konu ediliyor. Özellikle İslam dönemine tarihlenen yapılar, eser ve objeler ile kentin geçmişten günümüze etnoarkeolojik zenginliği, kültür zenginliği bu bölümde öne çıkıyor. Mutfağından dokuma üretimine, bakırcılıktan diğer zanaat ürünlerine kadar geniş yelpazede Gaziantep'in kültürel değerleri ekrana taşınıyor. Kentin az bilinen yeraltı su kanalları, kasteller ve benzer nitelikli yapılar da bu bölümün diğer önemli konu başlıkları arasında. NTV'den Ahmet Yeşiltepe'nin hazırlayıp sunduğu "Metropolis - İçinden Tarih Geçen Kent; Gaziantep" belgeselinin kurgusunu Cihan Çekiç, görüntü yönetmenliğini ise Ahmet Uçar üstlendi. Belgesel serinin ilk bölümü 7 Şubat Pazar gecesi saat 22:10’da NTV ekranında izleyiciyle buluşacak. Belgeselin tekrar bölümleri Cumartesi sabahları saat 10:10’da NTV’de ekrana gelecek.
3 Şubat 2016 Çarşamba
Gaziantep'te İşçi Servisi Takla Attı 11 Yaralı
Gaziantep’te organize sanayi bölgesinde seyir halinde olan işçi servisi takla attı. Aracın sürücüsü ve 11 işçi yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Gaziantep 4. Organize Sanayi Bölgesinde seyir halinde bulunan ve sürücüsün ismi belirlenemeyen 39 ZF 581 plakalı işçi servisi, yol ortasındaki refüje çarptı. Direksiyon kontrolünün kaybolması sonucu araç takla attı. Kazada sürücü ve serviste bulunan 11 kişi yaralandı. Olay yerine sevk edilen çok sayıda ambulanslarla yaralılar, hastanelere kaldırıldı. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





