12 Şubat 2016 Cuma

Casusluk Dosyasından Açığa Alınan Gaziantep'te Görevli Hakim: Karar Mevcut Heyete Mesajdır


İzmir’deki Askeri Casusluk davası dosyasından bugün HSYK tarafından açığa alınan Gaziantep'te görevli Hakim Serdar Ergül, dosyada verdiği tüm kararların arkasında olduğunu belirtti.
İzmir’deki Askeri Casusluk davası dosyasından bugün HSYK tarafından açığa alınan Hakim Serdar Ergül, dosyada verdiği tüm kararların arkasında olduğunu belirtti. Açığa alınma nedenini bilmediğini aktaran Hakim Ergül, herhangi bir gerekçe sunulmadığını, bugüne kadar bu dosyadan dolayı savunmasının istenmediğini ve ifadesinin alınmadığını vurguladı. Kendilerine verilen kararın, dosyaya bakan ve duruşması 15 Şubat 2015 günü başlayacak olan duruşmada görevli heyete bir mesaj olduğunu kaydetti.
Gaziantep Adliyesi’nde görev yapan Hakim Ergül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, HSYK 2. Dairesi tarafından bugün İzmir Askeri Casusluk Dosyası'ndan dolayı görevden uzaklaştırılma kararı verildiğini ve kararın tebliğ edildiğini aktardı. Ancak açığa alınma nedenini bilmediğini aktaran Hakim Ergül, herhangi bir gerekçe sunulmadığını, bugüne kadar bu dosyadan dolayı savunmasının istenmediğini ve ifadesinin alınmadığını vurguladı. 
‘KARARIMIN ARKASINDAYIM, TERÖRİSTE VERİLEN SAVUNMA HAKKI BİZE VERİLMEDİ’
Hakim Ergül, şu ifadeleri kullandı: “Ancak bilinmelidir ki dosyada verdiğim tüm kararların arkasındayım, bugün olsa tutuklama kararlarını ve diğer tüm kararları yine veririm. Katillerin, tecavüzcülerin, teröristlerin bile savunma hakkı varken bana bu hakkın tanınmamasını, kararı alanların vicdanına bırakıyorum.”
VERİLEN BU KARAR, DAVAYA BAKAN MAHKEMEYE GÖZDAĞIDIR’
Dosyanın 15 Şubat'ta yapılacak duruşmasından önce açığa alınmalarının HSYK'nın mahkemeye bir mesajı olduğunu ve yargılamayı etkileme amaçlı olduğunu vurgulayan Hakim Ergül, “Açığa alma gerekçesini öğrendikten sonra ayrıntılı açıklamalarda bulunacağım. Ancak bilinmelidir ki; kararlarım ortada ve vicdanım rahat. Bu hukuksuz kararı alan HSYK'ya gelince; muktedirlerin gölgesi geçicidir. Hukuk normale döndüğünde herkes yaptığının hesabını verecektir. Geçmişte Askeri Casusluk dosyasına ilişkin bu hesaptan yaptığım paylaşımları tekrar ediyorum. Bu dosyaya olan inancım bugün daha çok arttı.” ifadelerini kullandı.

Gaziantepli Şehitler Unutulmayacak


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclisi, hayatını kaybeden asker ve polislerin isimlerini kentin belirli cadde ve sokaklarını verilmesi için karar aldı
Büyükşehir Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısının 2’inci birleşimi Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Toprak’ın başkanlığında Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Şubat ayı toplantısının 2. birleşiminde, 66 madde görüşüldü. Meclis toplantısında, 2 madde için İmar Komisyonu’na süre verilirken, 1 madde gündemde çekildi,39 madde oy birliği ve 25 madde oy çokluğuyla kabul edildi. Oylamada vatanın birliği ve bütünlüğü için görevi başında şehit olan asker ve polislerin adının cadde ve sokaklara verilmesini içeren madde de oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Vekili Toprak, şehitlerin adının verileceği cadde ve sokakları açıkladı. Toprak, Şahinbey ilçesi Yeditepe Mah. 8578 nolu caddeye şehit Hasan Aslan, Şahinbey ilçesi Yazıcık Mah. 3109 nolu caddeye şehit Taner Cinpolat, Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mah. 9110 nolu sokağa şehit İsa Karakaş, Nizip İlçesinden Sultan Abdulhamit Mah. Yavuz Sultan Selim Bulvarından başlayıp imar sınırında son bulan imar yoluna şehit Uğur Taşcı, Nizip ilçesi Mevlana Mah. Kanuni Sultan Süleyman Bulvarından başlayıp şehit Mehmet Ali Yıldırım sokağında son bulan imar yoluna da şehit Halil Karakuşoğlu’nun isimlerinin verileceğini söyledi. Toprak, bazı şehit yakınlarının da isimlerinin verilmesi için çalışmaların devam ettiğini kaydetti.
Gündemden başka görüşülecek madde olmadığından, bir sonraki meclis toplantısı, 14 Mart 2016 saat 15.00’da yapılmasına karar verildi.

Müezzinoğlu: 20 Bin Uzman Hekim, 10 Bin Pratisyen Açığımız Var


Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 20 bin uzman hekimi ve 10 bin pratisyen açığı olduğunu belirterek, “2007 yılına kadar YÖK, ‘bu ülkede hekim fazlası var’ diye hekim kontenjanlarını 25 yıl, nüfus artış oranını da kale almadan 1987 yılından 2007 yılına kadar ‘Türkiye’de hekim fazlası var, hekim kontenjanları arttırılmamalı’ diyerek, kontenjanlar donduruldu. 2007 yılından sonra YÖK’teki değişikliği sağlayınca ilk defa 7 bin 500 öğrenci aldık.” dedi.
Gaziantep Kent Konseyi tarafından hazırlanan 8. Olağan Genel Kurultayına, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Mehmet Aslan, Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tiryakioğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan beş vali ile bakanlıkta değerlendirme yaptıklarını söyleyen Bakan Müezzinoğlu, göçmen sağlık merkezlerini ve bu anlamda, onlarında bu ülkede insanların aldığı sağlıklı hizmet koşullarını, çok daha güçlü hale getireceklerini söyledi. Müezzinoğlu, “Aslında temel sorunumuz, hekim açığıdır. Gelişmiş ülkelerde 10 nüfusa 17 hekim düşerken, bizde 10 bin nüfusa 17 hekim düşüyor. Bu gelişmiş ülkelerde, 10 bin nüfusa hemşire oranıyla bizdeki hemşire oranı, yüzde 40’lar seviyesindedir. Bütün bunlara rağmen, biz herhangi bir gerekçenin arkasına gizlenmeden, 13-14 yıldır vatandaşın her kesimine, her alanda, vatandaşımıza sağlığa hakkaniyetli ulaşım ve sağlığın her alanında, hekimse hekim uzmansa uzman, teknoloji ise teknoloji, yapıyoruz. Şimdi zaman zaman eleştiriler de alıyoruz. Yani hastaların bu kadar hekime gitmesi, bu kadar çok reçete alması, doğru mu diye. Bunu, tabi israf kısmı ve kalite kısmı, yüzde 5’lik veya yüzde 10’luğunu sağlık camiası olarak değerlendireceğiz. Yani Avrupa’da Almanya’da, Hollanda’da Fransa’da vatandaşın hekime müracaat etme hakkını, normal görüyoruz da, bizim, hekime müracaat etmemizi çok görme gibi, bir yanlışı yapmamalıyız. Ama planlama yapma açısından, planlamayı daha iyi yapmalıyız. Planlamaya zorlayan ne, işte hekim sayımızın azlığı” dedi.
“Aile hekimi sayısı benim 22 bin yerine, 30 bin aile hekimim olsa, bir hekime 3 bin 700 vatandaşımız vermek yerine, bir hekime 2 bin 500 ya da 2 bin 700 vatandaş verdiğimizde, tabi ki oradaki standart yükselecek” diyen Müezzinoğlu, “Ama takdir edersiniz ki, az önce söylediğim rakamlara asgari bazda, 20 bin uzman hekimi açığımız var. 10 bin pratisyen açığımız var. Bu açığı nasıl kapatacağız. Burada herhangi bir suçlama yapmak istemiyorum, ama 2007 yılına kadar Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), ‘bu ülkede hekim fazlası var’ diye hekim kontenjanlarını 25 yıl, nüfus artış oranını da kale almadan 1987 yılından 2007 yılına kadar ‘Türkiye’de hekim fazlası var, hekim kontenjanları arttırılmamalı’ diyerek, kontenjanlar donduruldu. 2007 yılından sonra YÖK’teki değişikliği sağlayınca ilk defa 7 bin 500 öğrenci aldık. Bir tıp fakültesi öğrencisine gelenin uzman olarak karşımıza gelmesi yaklaşık 10 yılı sürüyor. Dün plan bütçe toplantımızda sağlık konusu vardı. Bunu orada da dile getirdim. Eleştirmek kolay, ama sorunun çözümünde bina yapmak gibi değildir. 10 yıl eğitim görmüş birini görevlendirmek, yani açığımız bu nedenden kaynaklanıyor. Dolaysıyla bütün gittiğim illerde, bu yalnız iller değil, bakanlar kuruluna gitmeye korkuyordum. Türkiye Büyük Mille Meclisine gitmeye korkuyorum. Plan bütçe de eleştirel muhalefetteki arkadaşlarım, verdiği notlara bakıyorum. İşte Mersin’e doktor diyor. Tamam da, Türkiye’de hekim fazlası var diyen zihniyete, bir gün ey zihniyet, Avrupa’da kişi başına düşen hekim bu, Türkiye’de ise bu, neden bunu görmüyorsun. Yunanistan’da 10 bin insana 72 hekim düşüyor. Türkiye’de ise, 17 hekim. Şimdi ülkenin aydınları zaman zaman, aydın eleştirisi yapıyorsun. Ülkenin aydınları, bu ülkenin geleceğine katkı sağlayacak durumu ne yazık ki sergileyemediler” şeklinde konuştu.

“GAZİANTEP ŞEHRİ HASTANESİNİN, ARKASINDAYIM”
Gaziantep’te yapılacak olan şehir hastanesinin arkasında olduğunu ve bu anlamda kenttin bir sağlık turizmi vizyonuna sahip olması gerektiğini ifade eden Müezzinoğlu, “Sıkıntılardan korkarsan, sorunlardan korkarsak, bu ülke dünya ülkeleri ile yarıştan kopar. Bu nedenle, bu nedenle şehir hastanesinin Gaziantep’te gelecek vizyonda, kentte bir sağlık turizmi vizyonuna sahip olması lazım. Bunun altyapısı olan bir ilimizdir. Bu güneyimizdeki hadise, hep böyle gitmeyecek. Bu bölge yeni fırsatlarla uğraşacak. Bu fırsatlara hazır olabilme vizyonunu, şimdiden koymazsak, o zaman yeniden ne yaparız der, ve o fırsatları bir başkası alır götürür. Bu nedenle, 1bin 875 yataklı Gaziantep şehri hastanesinin, arkasındayım” ifadelerini kullandı.

11 Şubat 2016 Perşembe

Sağlık Bakanı Müezzinoğlu Gaziantep'te


Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun, Suriyelilerin Sağlık sorunları konusunda yapılacak toplantıya katılmak üzere Gaziantep’e geleceği bildirildi. Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Hayati Deniz, Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Sadettin Yazı ve Halk Sağlığı Şube Müdürü Mustafa Tanrıverdi ile birlikte toplantı yaptı. Toplantıda, Gaziantep’e gelecek olan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun ziyareti öncesi değerlendirme yapıldığı öğrenildi. Öte yandan, Bakan Müezzinoğlu’nun Suriyelilerin sağlık durumu ile ilgili yapılacak toplantıya katılacağı belirtildi. Gaziantep’te gün boyu kalması beklenen Bakan Müezzinoğlu’nun, Gaziantep ve Kilis’te konaklayan Suriyeli mültecilerin sağlık sorunlarıyla ilgili de bilgi alması bekleniyor. Geceyi Gaziantep’te geçirecek olan Bakan Müezzinoğlu, Cuma sabahı da Kahramanmaraş’a gideceği bilgisine ulaşıldı.

Özgecan'ın Katlinin 1. Yılı


Özgecan Aslan Mersin'de evine gitmek için bindiği minibüste öldürüldü.  19 yaşındaydı, yüreklerdeki acısı hiç dinmezken, kadına yönelik şiddetin simgesi olmasıyla hafızalarda derin izler bıraktı.  Aslan ailesinin, geçtiğimiz yıl 11 Şubat'ta okuldan gelmesini bekledikleri kızları Özgecan'dan haber alamaması üzerine polise haber vermesiyle başlayan arama çalışmaları, sosyal medyadaki paylaşımların ardından hızla kent geneline yayıldı. Tarsus-Ankara karayolu Çamalan köyündeki Cin Deresi'nde 13 Şubat'ta bulunan yanmış bir kadın cesedinin Özgecan Aslan'a ait olduğunun anlaşılması üzerine arama çalışmaları yerini gözyaşlarına bırakırken, Aslan ailesinin de dünyası adeta "başlarına yıkıldı.''
 Aradan Tam 1 Yıl Geçti 
Özgecan'ın katledilmesinin üzerinden tam 1 yıl geçti. Davası emsal oldu, mahkeme başkanının zanlılara  söylediği 'şu ağlamaları geçelim' sözü hafızalara kazındı. Ancak kadın cinayetleri durmadı. 2015 yılında Türkiye genelinde 303 kadın cinayeti işlendi. Miras
 Özgecan Ailesinin Rüyalarında Yaşıyor ve Tüm Türkiye'nin de... 
Özgecan Aslan'ın ailesi, kızlarının birinci ölüm yıl dönümünde yaşadıklarını ve beklentilerini gazetecilere anlattı. Anne Songül Aslan, "Hep rüyamda görüyorum Özgecan'ı. 'Ben çok mutluyum' diyor. Kızım artık rüyalarımda yaşıyor" derken, baba Mehmet Aslan ise, "Gerek 'Özgecan Yasası'nın çıkması yolunda, gerekse de kız çocuklarının, kadınların bu tür olaylara maruz kalmaması için elimizden geleni yapacağız. Derneğimiz bu alanda faaliyet gösterecek" dedi. Baba Mehmet Aslan ise bir yılın nasıl geçtiğini anlamadığını, olaya hala inanamadıklarını ve kabullenemediklerini dile getirdi. Özgecan'ı kendisinin de her gün rüyasında gördüğünü ifade Aslan, kızının rüyasında, "Anne, baba ben geleceğim" diye seslendiğini aktardı. Olayın ardından, "Özgecanlar Derneği"ni kurduklarını anımsatan Aslan, şöyle devam etti: "Başka Özgecanlar, başka meleklerin kanatları kırılmasın diye, Özgecanlarımızın adını yaşatmak için derneği kurduk. Gerek 'Özgecan Yasası'nın çıkması yolunda, gerekse de kız çocuklarının, kadınların bu tür olaylara maruz kalmaması için elimizden geleni yapacağız. Derneğimiz bu alanda faaliyet gösterecek." Özgecan'ın katilleri Gaziantep ceza evinde kalıyor.

8 Şubat 2016 Pazartesi

Kilis'te Roketin Düştüğü Okulda Eğitime Gözyaşları İçinde Başlandı


Kilis’te, Suriye'den atılan roketin isabet ettiği Eyüp Gökçeimam Ortaokulu ile Nazlı Ömer Çetin İlkokulu'nda eğitimin ikinci dönemi gözyaşları ve hüzünle başladı. 18 Ocak tarihinde saat 09.30 sıralarında Suriye’den IŞİD tarafından atılan roketin Eyüp Gökçeimam Ortaokulu ve Nazlı Ömer Çetin İlkokulu bahçesine düşmesi sonucu okulda hizmetli olarak görev yapan Ayşegül Polat (25) olay yerinde hayatını kaybederken, yaralanan 13 yaşındaki öğrenci Gülten Canpolat kaldırıldığı hastanede 11 günlük yaşam mücadelesini kaybetmişti. Eyüp Gökçeimam Ortaokulu ve Nazlı Ömer Çetin İlkokulu'nda bakım ve onarım çalışmasının yapılmasından sonra bugün eğitim yeniden başladı. Bir çok veli çocuklarını okula kendileri getirirken, Gülten Canpolat’ın sınıf arkadaşlarının büyük bölümü okula gelmedi. İl Milli Eğitim Müdürü Abdurrahman Sevgili, Eyüp Gökçeimam Ortaokulu’na gelerek öğrencilere karanfil dağıttı. Okul Müdürü Ahmet Polat ve öğrencilerle bir araya gelen Milli Eğitim Müdürü Abdurrahman Sevgili, öğretmenlerle bir toplantı yaptı. Bu esnada Rehberlik Öğretmeni Sema Çiloğlu, gözyaşlarına boğuldu. Sema Çiloğlu,. bir okula füze düşmesini yakıştıramadığını ifade ederek, gözyaşlarına boğuldu. Gülten Canpolat’ın sınıfında oturduğu sıraya karanfil bırakılırken, sınıf arkadaşlarının gözyaşlarına boğulması yürekleri yaktı. İl Milli Eğitim Müdürü Abdurrahman Sevgili yaptığı konuşmada, “Eylem planları yaptık. Kısa vadede, orta vadede, uzun vadede, özellikle bu iki okul ve bütün okullarda uzman arkadaşlarımızın yapacağı destek eğitimini sürdüreceğiz. Programlarımız hazır, Bakanlığımızın yetişmiş elamanları onlar da geldiler. Bütün aileler gezildi, evlerinde ziyaret edildi. Çok üzgünüz, ama bundan sonra o acı günleri, anları unutturmak adına elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi. Öğrenci velileri ise yaşananlara tepki göstererek, “Çocuklarımızın psikoloji bozuk, 3 okulun arasında Suriyeli okul ve hastanesini istemiyoruz. Bizim çektiğimizi biz biliyoruz. Kimin umurunda, çocuklarımızın, bu yaşanan olay yüreğimizi dağlamıştır" ifadelerini kullandı.

Vali Yerlikaya Sınırda İncelemelerde Bulundu


Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Karkamış-Suriye sınırına yapılan duvar inşaatında incelemelerde bulundu. İl Jandarma Komutanı Albay Şeref Çakmak ve İl Emniyet Müdürü Erhan Gülveren ile birlikte inşaat sahasına gelen Yerlikaya, burada Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı İnşaat Şube Müdürü Mehmet Çapar Yiğit ve yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililerden duvar inşaatının Karkamış bölümünün kısa bir sürede tamamlanacağı bilgisini alan Yerlikaya, imalat kalitesiyle ilgili gereken titizliğin gösterilmesi talimatını vererek, gayretleri nedeniyle firma çalışanlarına teşekkür etti. Proje kapsamında Karkamış gar binasından Fırat nehri üzerindeki Batı köprüsüne kadar 2 bin 100 metre uzunluğunda yapılan duvarın yüksekliği 3.60 metre olurken, Türkiye tarafında duvara paralel olarak 3 metre yüksekliğinde pens teli ve üzerine jiletli tel örgü çekilecek. Kurşun geçirmez özelliğe sahip dört gözetleme kulesi yapılan sınırda termal kamera ile denetim ve aydınlatma sağlanacak.