gaziantep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gaziantep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2015 Perşembe

Gaziantep’te Kavga 1 Ölü, 1 Yaralı


Gaziantep’te, iki grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı çıkan silah ve bıçakların da kullanıldığı kavgada kim tarafından ateşlendiği bilinmeyen av tüfeğinden çıkan saçmalara hedef olan 19 yaşındaki Ahmet Yıldız öldü, arkadaşı 18 yaşındaki Ufuk K. bıçak darbeleriyle yaralandı.
Geçtiğimiz gece saatlerinde Güzelvadi Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre 51 nolu cadde üzerinde Ahmet Yıldız ve arkadaşı Ufuk K., isimleri belirlenemeyen 3 kişi ile karşılaştı. Henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı Ahmet Yıldız ve arkadaşı Ufuk K., şüpheli 3 kişi ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesinin ardından silah ve bıçağın kullanıldığı kavgaya dönüşen olayda, kim tarafından ateşlendiği bilinmeyen av tüfeğinden çıkan saçmalara hedef olan Ahmet Yıldız ve bıçak darbelerine hedef olan Ufuk K. yaralandı. Ahmet Yıldız’ı, iddiaya göre olaya karışan şüpheli 3 kişi plakası alınamayan otomobilleriyle bölgedeki özel hastaneye bırakıp kaçarken, Ufuk K. kendi imkanlarıyla hastaneye gitti. Hastanede tedaviye alınan Ahmet Yıldız doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı, Ufuk K.’nın ise sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yıldız’ın cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
Askere gitmeye hazırlandığı öğrenilen Ahmet Yıldız’ın ölüm haberini alan yakınları sinir krizi geçirdi. Polis, Ahmet Yıldız’ın ölümüne Ufuk K.’nın da yaralanmasına yol açan şüpheli 3 kişinin yakalanması için başlattığı çalışma sürüyor.

Google’a Dava Açan Kadın 100 Bin Dolar Kazandı

Avustrayalı bir kadın, Google’dan kaldırılmasını talep ettiği sayfa kaldırılmayınca 100.000 dolar tazminat aldı.
Janice Duffy isimli Avustralyalı bir kadın,”Ripoff Report” adlı bir internet sitesinde şahsına yöneltilen iftiraların bulunması nedeniyle dünyaca ünlü arama motoru Google’dan, sitenin içeriğinin kaldırılmasını talep etti. Janice Duffy’nin talep etmesi üzerine siteyi inceleyen, ancak sitede kaldırılması gereken bir içerik bulunmadığını söyleyen Google, kadının talebini reddetti. Bu olayların ardından 2011 senesinde Google’a dava açan kadın, şirkete açtığı tazminat davasını kazanmayı başardı.
Google davayı kazanan kadına içeriklerin kaldırılmamasından dolayı 100 bin dolar tazminat ödeyecek. Davayı sadece sitede bulunan ve iftiralar içeren makaleden dolayı değil, aynı zamanda isminin Google’a yazılmasıyla birlikte karşısına çıkan otomatik düzeltmeden dolayı açtığını belirten Janice Duffy, davadan alacağı paranın yanı sıra Google’a istediği makaleyi sildirmeyi başardı.
Davayı yürüten ve 59 yaşındaki kadının tazminat talebini kabul eden hakim Malcolm Blue, Janice Duffy’nin 2011 senesinden beri devam eden davadan dolayı oldukça yıpranmış olabileceğini göz önüne alarak böyle bir karara vardığını belirtti.

33 Yıllık Evlilik: 17 Çocuk 24 Torun

Gaziantep’te yaşayan yarım asırlık Güngör çiftinin 17 çocuğu, 24 torunu bulunuyor. Çift çocuklarının ismini hatırlamakta ve sayısını hesaplamakta zorlanırken, evli ve 4 çocuk sahibi kardeşlerden Sülbiye Güngör ise hastalığı nedeniyle bir daha çocuğunun olmamasından korkuyor.
Şirinnar'ın haberine göre Gaziantep’in Şehitkamil ilçesine bağlı Yalangöz Mahallesi’nde yaşayan 53 yaşındaki Kadir ve 50 yaşındaki Raziye Güngör çiftin, 33 yılda 28 çocuğu dünyaya geldi. Çiftin çocuklarından 11’i rahatsızlıkları nedeniyle ölürken, 17’si ise halen yaşıyor. 3 oğlu ve 4 kızının da evlenmesi ile birlikte çiftin toplam 24 torunu dünyaya geldi. Evin içerisi ve bahçesi çocuklarla dolarken Raziye ve kadir Güngör çifti ise çocukların ve torunlarının ismini hatırlamakta zorlanıyor. Çoğu zaman çocuk ve torunlarının isimlerini karıştıran çift, çocuk ve torunların sayılarını hesaplamakta da zorlanıyor. Bazen çocuklarını komşularında unuttuklarını belirten çift, unutulan çocuğun farkına bile varmadıklarını da anlattı. Çift, komşularının ve yakınlarının destekleri ile çocuklarını büyütmeye çalıştıklarını da kaydetti.
Bu kadar çok çocuk dünyaya getirmekten pişman olmadıklarını belirten çift, “Çocukları çok seviyoruz. Yok pişman değiliz. dünya çok şirin. çocuklar da şirin oluyor. Çocukların bu kadar zahmetli olduğunu düşünmedik. Bir şekilde baktık, büyüttük. bazılarını evlendirdik. Bazıları ise kendileri çalışıyor, kendi düğünlerini kendi yaptı” dedi.
250 hanenin bulunduğu mahallenin 30’u aşkın hanesinde akrabaları olduğunu belirten çift, bin kişinin yaşadığı mahallenin toplam nüfusunun yüzde 10’nun ise Gügör soyadını taşıdığını kaydetti. Mahallenin hemen her tarafından çocuklarının ve torunlarından birinin çıktığını belirten çiftin yaşadığı ev ve bahçesi ise çocuk kreşlerini aratmayan görüntülere sahne oluyor. Torunlarla bir araya geldiklerinde çocuk ve torunlar eve sığmazken, küçük bebeklerden bazıları ise ana kucağı yerine ‘leğen’de kalıyor.
Ailenin en büyük üçüncü çocuğu olan Sülbiye Gügör ise çok sayıda kardeşi ve yeğeni olmasından büyük mutluluk duyduğunu kaydetti. Ailesinden ve kardeşlerinin sayısından utanmadığını belirten Sülbiye Güngör, “Bu kadar kardeşimin olmasından çok memnunum. Annemden, babamdan ve kardeşlerimden asla utanmıyorum. Ben de çocukları çok seviyorum” diye konuştu.
Kendisinin bel fıtığı ve diyabet gibi rahatsızlıklarının bulunduğunu belirten Sülbiye Göngör, yatalak olup, çocuğunun olmamasından endişe ettiğini kaydetti. Sülbiye Güngör, “Çocuklara bakması zor değil. Bakılır ama yeterki maddi imkanlarımız iyi olsun. Ben asıl bir daha çocuğumun olmamasından korkuyorum. Ben hastayım, bel fıtığı ve diyabet rahatsızlığı var. Yatağa düşmekten korkuyorum” diye konuştu.
Artık çocuk sahibi olmak istemediklerini belirten çift, hayırseverlerin yardım elinin uzanmasını bekliyor.

23 Aralık 2015 Çarşamba

Nadide Hayat Filminin Galası Gaziantep’te Yapıldı

Merakla beklenen Nadide Hayat filminin galası, yönetmen ve oyuncularının katılımıyla Gaziantep’te büyük bir coşkuyla yapıldı. Nadide Filminin yönetmeni Çağlar Irmak, kente yapılan Yeşil Vadi parkında isimlerini yaşatacak bir ağacın dikilmesini istedi.
İzleyiciler tarafından merakla beklenen Nadide hayat filminin galası Gaziantep’te yapıldı. Gaziantep’te bir alışveriş merkezinde bir araya gelen Nadide Hayat filminin Yönetmeni Çağan Irmak ve oyuncu kadrosunda bulunan Demet Akbağ, Sevil Akı, Irmak Örnek vatandaşlarla sohbet etti. Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yönetmen Çağan Irmak, kente yapılan Yeşil Vadi parkında, kendi ismini yaşatacak bir ağacın dikilmesini istedi.
Gerekirse kentin yetkilileri tarafından bir banka hesabının açılmasını isteyen Irmak, “Sandığım kadarıyla çok büyük bir parkınız açılıyor. O konuda bol şans diliyorum. İnşallah çok güzel ve yemyeşil bir yer olur. Hatta şöyle düşündüm. Bir banka hesabı açıp, mesela biz ünlüler oraya, bir fide parası karşılığı bir şey yatırsak, o ağaçlardan birine, bir sanatçının ismi verilse, bir öneridir bu olmaz mı mesela belediye bir hesap açar, biz oraya 50 lira yüz lira yatırırız. Mesela benim de burada bir ağacım olur. Sizden ricam bunu belediye başkanınıza iletin” şeklinde konuştu.
Sevilen oyuncu Demet Akbağ ise Gaziantep’e daha önce geldiğini belirterek, “Gaziantep’te güzel bir senaryo ve iyi bir proje olursa burada severek yaparım” şeklinde açıklamada bulundu. Nadide Hayat filminin ekibi kendi filmlerinin galasının yapıldığı beş salonu gezerek, filmi merakla bekleyen izleyicilerle bir araya gelip resim çektirdi.
“GAZİANTEP’TE GÜZEL BİR SENARYO OLURSA OYNARIM”
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan aynı zamanda Hükümet Konağı filmiyle de seyircilerin büyük bir sevgisini kazanan Demet Akbağ Gaziantep’te olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti. Demet Akbağ, “Daha önce de Gaziantep’e gelmiştim ama uzun zamandır gelmemişim. Filmin gösterimi sebebiyle gelmek, beni çok mutlu etti. Bugün Zeugma Müzesini de gezdik. Meşhur kebabınızdan da yedik. Şahane ve birbirinden enerjisi yüksek ve coşku dolu beş salon gezdik. Onlarla da merhabalaştık. Biz bugün buradan güzel anılarla ayrılıyoruz. Seyircilerde umarım filmimizi sever. İnşallah film onlara iyi gelir Gaziantep’te güzel bir senaryo ve iyi bir proje olursa burada severek yaparım. Gitmediğimiz ve gidemeyeceğimiz hiçbir yer yoktur. Her yere gider film çekeriz. Yeter ki güzel bir hikayenin içinde olalım ve yeter ki seyircimize mahcup olmayalım” diye konuştu.
Irmak Örnek de Gaziantep’in yemeklerini çok beğendiğini söyleyerek, müzeyi gezdiğini ve şehrin coğrafyasını çok beğendiğini belirtti.
Gaziantep’te çok kısa süre kaldığını ve daha fazla kalmak istediğini belirten Sevil Akın ise Gaziantep insanlarının samimi enerjisini beğendiğini belirtti. Aynı zamanda Demet Akbağ’ın Gaziantep’te bir proje olsa hemen kabul edeceğinin fikrine katıldığını da sözlerine ekleyen Akın, “Umarım Gaziantep’te daha fazla vakit geçirme şansımız olur” ifadelerine yer verdi.

“Farklılıklarımız Zenginliğimizdir”

Gaziantep’te eğitim gören yabancı uyruklu üniversite öğrencileri, ilkokul öğrencilerine, “hoşgörüyü anlattı.
Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören Moğolistan, Hindistan, Gambiya, Tayvan, Kamerun, Kolombiya, Gana ve Kırgızistanlı öğrenciler, Şahinbey ilçesinde bulunan 30 Ağustos İlkokulunda, “farklılıklarımız zenginliğimizdir” sloganıyla düzenlenen etkinliğe katıldı.
Üniversite öğrencileri, insanların dünyanın farklı coğrafyalarında yaşadıklarını belirterek, değişik dil, din ve ırktaki kişilerin dünya için bir zenginlik olduğunu söylediler.
İnsanların birbirlerine hoşgörülü davranmasını tavsiye eden öğrenciler, ülkeleri ve Türkiye hakkındaki düşüncelerini de paylaştılar.
Çocukların sorularını yanıtlayan yabancı uyruklu öğrenciler, mahalli danslar yaptı, ilkokul öğrencileriyle şarkı söyledi.
Okul Müdürü Cahit Kördeve ise konuk öğrencilere teşekkür etti.
Kördeve, sosyal faaliyetlere önem verdiklerini belirterek, etkinliğin öğrenciler açısından çok yararlı geçtiğini kaydetti.

21 Aralık 2015 Pazartesi

Gaziantep’te Otantik Halılara İlgi

Gaziantep Vakıflar Mevlevihane Müzesi’nde sergilenen asırlık halıların desenlerinin, evlenmek isteyen genç kızların talepleri arttı.
Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2006’da restore edilip 2007’de ziyaretçilere kapılarını açan Mevlevihane’de sergilenen asırlık halılar, farklı anlamlarıyla ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. Aşk, aile, güven, cesaret ve kızların evlenme taleplerini motiflerle anlattığı halılar, vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Evlenmek isteyen gençlerin pilava kaşık saplama, babasının ayakkabısını topazlarından yere çiviyle çakma ve evin ortasında bardak kırma geleneğine karşılık evlenmek isteyen genç kızların da 100 yıl önce halılara dokudukları motifler dikkat çekiyor. Genç kızların, dokuduğu halıları anne babasına hediye ederek evlenme taleplerini dile getirdikleri belirtiliyor.
El emeği göz nuru asırlık halıları görmek için müzeye adeta akın eden vatandaşlar ise, Gaziantep Vakıflar Mevlevihane Müzesi’ni gezerken ayrı bir huzur bulduğunu ifade ediyor.
EVLİLİK ÇAĞINA GELMİŞ KIZLAR BU HALILARI YAPARLARDI
Halı desenlerinin bir dili olduğunu söyleyen müze görevlisi Hasan Şahin ise, halıların yaklaşık 300 yıllık bir tarihinin olduğunu ifade ederek, “Ev halılarından Konya’ya özgü Osmanlı Dönemi’nden kalma bir halı var. Bu halının motiflerinde bir genç kızın evlenmek isteyip de ailesinden çekindiği için dokuduğu bir halı. Genç kızın dokuyup, annesine babasına hediye ederek, evlenmek istediğini, evlilik çağına artık geldiğini düşündürmek için anlam yükleyip de yaptığı bir halıdır. Bu halının yaklaşık 100 yıllık bir tarihi var. Burada bulunan halıların her birisinin ayrı bir anlamı var. Bazılarının evlilik, huzur, mutluluk, bereket, aile, aşk, erkeklik, cesaret gibi anlamları vardır. Yaklaşık 20-30 yıl köylerde çeşit çeşit halı, kilim dokunurdu. Ama her birisinin kendine özgü bir değeri bir kıymeti ve bir de anlamı vardı. Mesela bir misafir gelince eve serilen halı ayrı, ev halkı için serilen ayrı halılar vardı. Gelen misafirlere anlamlı olan, dokunuşu güzel ve anlamlı olan halılar serilir ama gündelik anlamada, evde normal halılar serilirdi. Bu da karşındaki insana ne kadar önem verdiğinin en güzel göstergesidir. Bu davranışlarla halıların hayatımızdaki dilinin bir anlamı olduğunu görüyoruz” dedi.
HALILARI GÖRMEYE AYDIN’DAN GELDİ
Gaziantep Vakıflar Mevlevihane Müzesi’ndeki halıları görmeye Aydın’ın Nazilli ilçesinden gelen Pervin Dokez, halıların arasında kendinin huzurlu hissettiğini belirtti.
Dokez, “Kim bilir bu halılar üzerinde ne toplantılar yapıldı, halılar yapılırken neler düşünüldü, ne gibi fikirler öne sürülmeye çalışıldı. Ben burada huzur bulduğum için muhakkak Gaziantep’e geldiğimde buraya gelirim. Benim için her bir halının ayrı bir anlamı var. Her bir halıda ayrı bir emeğin, ayrı bir anlamı ve ayrı bir kıymetli geçmişinin olduğunu biliyorum” şeklinde konuştu.

19 Aralık 2015 Cumartesi

Gaziantep’de Yine Işidliler Serbest!

“Gaziantep’te, polis tarafından IŞİD’e katılmak için kente geldiği iddia edilen ve gözaltına alınan yabancı uyruklu 3 kişi çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı.”
Gaziantep’te, polis tarafından IŞİD’e katılmak için kente geldiği iddia edilen ve gözaltına alınan yabancı uyruklu 3 kişi çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
Gaziantep Valiliği’nden yapılan açıklamada adliyeye sevk edilen 3 kişinin adli kontrol kararıyla serbest bırakıldığı belirtilerek şöyle denildi:
’DAEŞ terör örgütünün faaliyetlerinin ve olası terör eylemlerinin bertaraf edilmesi amacıyla İl Emniyet Müdürlüğümüz ekiplerince şehir merkezinde yapılan çalışmalarda 3 şahıs yakalanmıştır. 18 Aralık 2015 tarihinde çıkarıldıkları adli makamlarca Adli Kontrol Kararı verilerek serbest bırakılan şahıslar, Göç İdaresi İl Müdürlüğü’ne teslim edilmişlerdir.’

Gaziantep’te Fuhuş Operasyonu

Gaziantep’te bir stüdyo dairede Suriyeli iki kadınla fuhuş yaptırdıkları ileri sürülen biri Türk, diğeri Suriye uyruklu iki kişi tutuklanarak cezaevine konuldu. Suriyeli iki kadın ise;Göç İdaresi İl Müdürlüğü görevlilerine teslim edildi.
Gaziantep Valiliği’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğümüz birimlerine bağlı resmi ve sivil tüm ekiplerimizce halkımızın daha güvenli, huzurlu, rahat içerisinde yaşamasını temin etmeye yönelik özverili ve aralıksız olarak çalışmalarımız devam etmektedir.
Asayiş Şube Müdürlüğü ve Ahlak Büro Amirliği ekiplerimizce Fuhuş ve Cinsel Suçlara yönelik yapılan çalışmalarda;
İlimiz Şahinbey İlçesi Deniz Mahallesinde bir stüdyo dairede fuhuş yaptıkları tespit edilen Suriye uyruklu (İ.M) ve (F.E.H) isimli bayanlar ile bu bayan şahıslara fuhuş yaptırdıkları ve yer temin ettikleri tespit edilen (M.G) ve Suriye uyruklu (M.İ) isimli şüpheli erkek şahıslar yakalanmıştır.
Yakalanan Suriye uyruklu 2 bayan şahıs ifadelerinin alınması sonrasında gerekli işlemler için Göç İdaresi İl Müdürlüğü görevlilerine teslim edilmiştir.
Olayla ilgili olarak fuhuş yaptırdıkları ve yer temin ettikleri tespit edilen şüpheli şahıslar (M.G) ve Suriye uyruklu (M.İ) ise hazırlanan tahkikat evrakları ile birlikte adli makamlara sevk edilmiş olup, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmışlardır.”

18 Aralık 2015 Cuma

Gaziantep’te Bir Çocuğun Mucize Kurtuluşu

Gaziantep’in İslahiye ilçesinde ilkokul ikinci sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Mehmet Can Demir, ödevini evde unuttuğu için öğretmeni tarafından eve gönderildi. E-5 Karayolu üzerinde bulunan evinden karşıya geçerken araba çarpan talihsiz Mehmet Can, bir saat ambulans bekledikten sonra bitkisel hayatta Gaziantep Özel Deva Hastanesi’ne getirildi. Hayati fonksiyonları durmuş vaziyette getirilen Mehmet Can, Deva Hastanesi’nde 28 günlük başarılı tedavinin ardından yaşama döndürüldü.
DEVA HASTANESİ’NDE YENİDEN HAYATA DÖNDÜ
Gaziantep’in İslahiye ilçesi Altınüzüm Mahallesi’nde ikamet eden Şehmuz ve Gönül Demir çiftinin üç çocuğundan biri olan Mehmet Can, 20 Kasım günü sabah 08:30’da babası tarafından okula bırakıldı. 8 yaşındaki Mehmet Can ödevini evde unuttuğu gerekçesiyle öğretmeni tarafından evine gönderildi. Tek başına E-5 Karayolu üzerinde bulunan evine ödevini almaya giden Mehmet Can’a, ödevini evden aldıktan sonra karşıya geçerken araba çarptı. Ağır yaralanan Mehmet Can, kendisine çarpan sürücü tarafından alınarak araca bindirildi. Mehmet Can’a çarpan sürücü çocuğu hemen hastaneye götürmek yerine saatlerce aracında tutarak ambulans bekledi. O sırada Mehmet Can’ın babası işte annesi ise zeytin toplamak için tarlaya gitmişti. Yaklaşık 2 saat boyunca ağır yaralı şekilde araçta tutulan talihsiz Mehmet Can, ambulansla İslahiye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayati fonksiyonları duran ve bitkisel hayata giren küçük Mehmet Can ailesi tarafından Gaziantep Özel Deva Hastanesi’ne getirildi. Bitkisel hayatta umutlar tükenmişken getirilen Mehmet Can, Özel Deva Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Opr. Dr. Mehmet Seçer’in titiz çalışmaları ve hastane yetkililerinin özenli bakımı sonrası 28 gün sonra yaşama döndürülerek yoğun bakımdan çıkarıldı.
ÖĞRETMENİN HATASI, ALINMAYAN ÖNLEMLER…
8 yaşındaki çocukları gözlerinin önünde ölümle pençeleşen acılı anne baba, olay günü çocuklarını ödev için eve gönderen öğretmenin sorumsuz bir şekilde davrandığını belirterek, E-5 Karayolu üzerinde bulunan ilkokulun çocuklar için tehlike saçtığını buraya mutlaka bir üst geçit yapılması gerektiğini söylediler. Okulların olduğu bir yerde böyle bir karayolunda hiçbir uyarı levhası ve güvenlik önlemi olmadığından yakınan baba Şehmuz Demir, çocuğunun bu hale gelmesinde öğretmenin büyük rolü olduğunu belirterek, “Sabah 08:30’da oğlumu Fatih Sultan Mehmet İlkokuluna bıraktım. Ödevini evde unuttuğu için öğretmeni eve göndermiş. E-5 Karayolu’nun geçtiği bir yerde 8 yaşındaki bir çocuğu böyle sorumsuzca nasıl eve gönderirsiniz? Bir öğretmenin böyle sorumsuzca davranması bizi çok üzdü. Oğlum eve geldiğinde ben işteydim evde sadece ninesi vardı. Ödevini almış ve geri okula gitmek için çıkmış. Karşıya geçmeden araba çarpmış. Çarpan kişi hemen hastaneye götürmemiş, ambulansı beklemiş. Bu da ayrı bir sorumsuzluktur. Burada 1 saat ambulans beklemek yerine çocuğumu hastaneye yetiştirebilirmiş. Ayrıca bu karayoluna mutlaka artık bir önlem alınmalıdır. Her gün bir kaza yaşanıyor. Çocuklar okula giderken korkarak gidip geliyorlar. Uyarı levhası, güvenlik önlemi, polis hiç birisi yoktur. Buraya bir üst geçit yapılmak zorundadır. Başka insanların canı yanmadan yetkililerden önlem almalarını istiyoruz. Bizim canımız yandı başka insanların da yanmasın” şeklinde konuştu.
ACILI ANNE FERYAT ETTİ…
Anne Gönül Demir ise, oğlunun talihsiz bir şekilde öğretmenin işgüzarlığı sonucu bu kazayı yaşadığını savunarak, yetkililerden önlem alınmasını talep etti. Oğlunun o gün ödevini evde unuttuğunu ve bunun çok normal olduğunu belirterek, öğretmenin nasıl 8 yaşındaki bir çocuğu yalnız başına eve gönderdiğine aklının almadığını söyledi.
DEVA HASTANESİ’NE TEŞEKKÜR
Çocuklarını bitkisel hayatta ölü bir şekilde Gaziantep Özel Deva Hastanesi’ne getirdiklerini belirten anne baba, 28 günlük yoğun bakımdaki yaşam mücadelesinin ardından çocuklarını yeniden hayata döndüren Özel Deva Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Opr. Dr. Mehmet Seçer’e ve hastane yetkililerine teşekkür ettiler. Anne Gönül Demir, “Allah doktorumuzdan ve hastane yetkililerinden razı olsun. Çocuğumuzu buraya getirdiğimizde bitkisel hayattaydı. Çocuğunuz yaşamaz demişlerdi ama burada mucize gerçekleşti. 28 gün boyunca doktorumuz Mehmet Seçer ve hastane çalışanları başımızdan ayrılmadı. Her türlü tedaviyi ve ilgiyi gösterdiler. Allah’a çok şükür yoğun bakımdan çıktı ve gözlerini açtı. Hepsine sonsuz teşekkür ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun” dedi.
MEHMET CAN’IN MUCİZE DÖNÜŞÜ, DOKTOR SEÇER’İN BAŞARISI…
Minik Mehmet Can’ı yeniden hayata döndüren Özel Deva Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Opr. Dr. Mehmet Seçer de, Mehmet Can’ın sağlık durumuyla ilgili bilgiler verdi. Opr. Dr. Seçer, “Mehmet Can hastanemize getirildiğinde hayati fonksiyonları durmuştu ve bitkisel hayattaydı. Solunum cihazına bağlı şekilde hastaneye getirildi. Kafatasında kırık ve beyinde kanama mevcuttu. Hayati fonksiyonları durmuştu. Yoğun bakım destek tedavisi ve medical tedavi ile 28 gün sonra ağızdan beslenmeye başladı. Şu anda yoğun bakımdan çıkardık. Tedavisi devam edecek” şeklinde konuştu.

17 Aralık 2015 Perşembe

Devrim Arabaları ve Sanayileşme Konferansı

Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Şimşek: – “Bugün gündemde olan yerli otomobil tartışmalarında dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, bu projeye tam destek verilmesidir. Çünkü biz bu filmi daha önce gördük”
Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, yerli otomobil projesine tam destek verilmesinin önemli olduğunu belirterek, “Çünkü biz bu filmi daha önce gördük” dedi.
Şimşek, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki “Devrim Arabaları ve Sanayileşme Konferası”nda yaptığı konuşmada, ülkeler, coğrafyalar ve insanların sürekli değiştiğini söyledi.
İletişim ve eğitimin önemine değinen Şimşek, “Bireysel, kurumsal, toplumsal olarak ne tür sıkıntı çekiyorsak, altında yatan iki neden var, iletişimsizlik ve eğitimsizlik. İletişim olmadan eğitimi de gerçekleştiremeyiz. Vizyon, misyonla desteklenmezse illüzyondur. Artık Yerli Malı Haftası’nı mandalina, cevizden çıkarıp, yerli otomobilin, uçağın, tankın konuşulduğu bir döneme dönüştürdük” dedi.
Üretilen ilk yerli otomobil Devrim’in tarihsel sürecini görseller eşliğinde anlatan Şimşek, Etimesgut Uçak Fabrikası ile ilgili de bilgi verdi.
Devrim arabası ve ilk uçak fabrikasının Türkiye’nin iyi değerlendiremediği projeler olduğunu kaydeden Şimşek, “Bu projeler gerçekleşmiş olsaydı bugün Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 36 bin dolar olurdu. Bugün gündemde olan yerli otomobil tartışmalarında dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, bu projeye tam destek verilmesidir. Çünkü biz bu filmi daha önce gördük. Bu yüzden aynı hataları tekrarlamamalıyız” diye konuştu.
Konferansın ardından Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, Şimşek’e plaket takdim etti.

Gaziantep’i Farklı Kılan 10 Güzel Alan

Gaziantep denilince hemen ‘Doğu’nun Paris’i’ derler, Paris’le ortak özellikleri farklı olsada kültürel ve yaşam biçimi olarak baya bir farklılık gösterir Gaziantep. Mesela nohut dürümü Paris sokaklarında göremez, Almacı Pazarı’ndan geçerken içinize çektiğiniz baharat kokusunu hissedemezsiniz.  Eyfel Kulesi gibi metalik yapılardan çok taş duvarların olduğu bir şehir olma özelliğiyle Gaziantep’i Gaziantep yapan gelenlerin görmesi kalanların sık sık gitmesi gereken yerleri tüm Şirinnar dinleyenlerine ve okuyanlarına armağan ediyoruz.
Bunu yaparken de öyle çok yer olduğunu bunun hepsini bir kerede yazmanın listelemenin zor olduğunu görüp biraz kısıtladık …
10- Müzeler
Müzelerin hepsini yazmak bir yana okurken bile başını unutuyor insan. Adeta bir müzeler şehri olan Gaziantep’te aklımıza gelenleri en azından buralara gidilir dediklerimizi, görülmesi gereken yerleri yazdık.
Zeugma Müzesi
Zeugma Müzesi
Gaziantep Arkeoloji Müzesi-Emine Göğüş Gaziantep Mutfak Müzesi-Hasan Süzer Etnografya Müzesi-Medusa Cam Müzesi-Ömer Ersoy Kültür Merkezi-Şahinbey Savaş Müzesi-Zeugma Mozaik Müzesi-Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi-Yesemek Açıkhava Müzesi-Bayazhan Gaziantep Kent Müzesi-Oyun ve oyuncaklar müzesi-Bakır eserler müzesi-Atatürk anı müzesi
9-Bakırcılar Çarşısı-Almacı Pazarı
bakircilar-yeni2
Zaten turist denilince Gaziantep’te akla ilk gelen yer 1-Bakırcılar Çarşısı, 2-Kebap ve 3-İmam Çağdaş. Gidenler geçenler yani kısacası Bakırcılar çarşısı yakınlarında bir turist görenler bilir, çarşıyı bilenler direkt gider bilmeyenler hemen sorar; en az iki kere gidilir gelinir daha sonra Tütün Hanı’nda oturulur.
almacı pazarı
8-Camiler
Gaziantep tarihi çarşılar, müzeler gibi tarihi camileriyle de ünlü bir kent. Taştan yapısı heybetli görüntüleriyle yıllardır direngeç bir yapı gösteriyor.
Şıh Camii
Şıh Camii
7-Kiliseler
Gaziantep eski Ermeni nüfusunun yoğun olduğu bölgelerden çoğu eski taş evlerin sahipleri Ermenilerin ibadet edebilmesi için birden fazla kilise kentte mevcut. Ancak Ermenilerin kentten ayrılmasından sonra Kilise’ler fiziksel yapısını korusa da işlevsel olarak değişmiş durumda bazıları cami bazıları ise kültür merkezi olarak kullanılıyor. Ancak tarihi dokusunun görende eski Gaziantep’i hatırlattığı için hala çok güzel ve çok değerliler.
Gaziantepdeki-en-etkileyici-binalardan-biri-Kendirli-Gazi-Kultur-Merkezi.-1860-yilinda-kilise-olarak
Kendirli Kilisesi
6-Hanlar
Gaziantep hanların, pasajların, çarşıların tarihin vücut bulmuş hali, sizi bir Ortadoğu coğrafyasından alıp Türkiye’nin tüm güzelliklerini içererek modern batı görünümüyle harmanlamayı amaç edinmiş bir şehir. Yeniyle eskinin birbirini değiştirmeden hiç de eğreti durmadan tamamladığı bir şehir. Ve elbette Gaziantep’in hanları…
Şıra Hanı
Şıra Hanı
5-Hamamlar
O türkülere konu olmuş Türkiye’nin batıda Finlandiya ile tek ortak olma özelliğine sahip kültürel mirası, temizliğin simgesi ve eli keseli adamlarıyla hamamlar, hamamlarımız. Antep’in hamamları, ünlüdür bilmeyen ayıp eder.
Naib Hamamı
Naib Hamamı
4-Tarihi Kahveler
Turistin Gaziantep’teki ritüelidir, İmam Çağdaş’ta kebap yiyip 600 yılı aşkın yapısıyla Tahmis’te kahve içmek, sohbet edip çalgıcıları dinlemek, fotoğraf çektirmek…
tahmis
3-Kale
‘Antep’in kalesine astılar fermanımı’ dizelerinde geçen meşhur Gaziantep Kalesi. Panaroma müzesi ve Antep manzarası; Kale altının huzur dolu evleri dükkanları Gaziantep’e gelenlerin ilk görmesi kalanların gidip nefes alacağı yerler.
2-Doğal Güzellikleri
Rumkale, Dülük gibi doğal güzellikleri tekne turları piknik alanlarıyla Gaziantep bir insana tüm sosyal ihtiyaçlarını karşılayan bir kent.
Rumkale
Rumkale
1-Bey Mahallesi
Antep evleri, tarihi dar sokakları otantik kafeleri, keman yapan adamları taş yolları film setleriyle Bey Mahallesi. Cenani Konağı, Atatürk eviyle tarihin derinliklerine yolculuk.
bey_mahallesi2
Gaziantep gelinesi görülesi bir yer…